Archive for Haziran, 2010

6 Kör Adam, Bir Fil ve ERP

On Haziran 26, 2010 in 6 Sigma

6 kör adam ile fil hikayesini bilir misiniz. Hani her biri filin neresini tutmuş ise fili o şekilde tarif etmiş, işte o hikaye.

Bu hikaye bir çok kültürde var ve genellikle gerçeğin bakıldığı yere göre değiştiğini, boşu boşuna kavga etmeye gerek olmadığını, değişik fikirlere tolerans gösterilmesi gerektiğini, herkesin haklı olabileceğini açıklamak üzere anlatılır.

Günümüzde ise aç gözünü de gerçeği gör, duyularının sadece bir kısmını kullanacağına hepsini kullan şeklinde yorumlandığına çok sayıda şahit oldum.

Aradan geçen zaman hikayeden alınması gereken dersi bile değiştirmiş.

Bu körleri ERP neye benzer diye görevlendirsek ne derlerdi acaba …

… Muhasebe programı gibi bir şey

… Stok programını andırıyor

… Bordro hesaplayacakmış gibi duruyor

… Bu planlama yapacakmış gibi duruyor

… Siparişleri buna yazabiliriz

… Internetten satış yapar bu

Açın gözlerinizi şimdi, ne görüyorsunuz (Bu sorum bir ERP yazılımı kullanmakta olanlar için)

Bir Voltran mı yoksa Bremen mızıkacılarını mı

Kaynak: www.cengizpak.com.tr

Bu yazı toplamda 945, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Şirketiniz hedefi için ne yapıyor ?

On Haziran 26, 2010 in 6 Sigma

Günümüzün şirketleri hedeflerine ulaşabilmek için, şirketin sahip olduğu düşünülen değerleri, vizyonu bir dümen gibi kullanarak çalışanlarını bu belirsizlik ortamında yönlendirmeye çalışmalıdırlar. Fakat şirket gerçekten “o” değerlere sahip midir ! Eğer sahip değil ise dümen komut dinler mi ?

Tekne kullananlar çok iyi bilir, dümen suyun içinde değil ise tekne dümen dinlemez, dalgalar ve rüzgar nereye götürür ise oraya gider. Bir teknenin dümeni iki durumda suyun içinde olmaz ?

1. Dalgalı deniz teknenin arkasını zaman zaman suyun dışında bırakmaktadır.

2. Dümen düşmüştür.

Örneğin duvarlarında “biz müşteriye değer veririz”, “müşteri odaklıyız” gibi afişleri, son derece kibar teknisyenleri olan bir otomobil servisi olsun. Bu servise ne zaman gitseniz arabanız söylendiği saatten çok sonra teslim ediliyor veya her seferinde faturanızda fazlalıklar oluşuyor ise “servisin kendisi için biçtiği değerler” gerçekçi sayılamaz.

Şirket, ifade ettiği değerlere uyumlu bir strateji izlemelidir. Örneğin teknolojik ürünler geliştirerek ilerlemeyi hedefleyen, teknoloji ile müşterilerinin hayatını kolaylaştıracağını söyleyen bir şirket “yol lokantası zinciri” açmaya başlar ise söylediği ile yaptığı tutarlı olmayacaktır.

Çalışanlar, okuduklarına, duyduklarına değil gördüklerine inanırlar. Şirketin hedefleri ve vizyonu şirketin her noktasında örnek alınacak kişiler tarafından benimsenmeli, her karar bu değerler ışığında veriliyor olmalıdır. Aksi halde kılavuz ve karga ilişkisi çalışmaya başlayabilir, tabii önce taraflardan biri diğerini yerinden etmez ise …

Şirketiniz sahip olmak istediği değerleri hayata geçirmek istiyor ise izlemesi gereken yol onları “uygulamaktır”. Bunun da yolu uygulayıcılardan geçer, eğer yönetimden aşağı doğru uygulayıcılar işlerini yapabilirler ise sahip olunmak istediğiniz değerler şirketinizin birer bayrağı olacaktır.

Not : Uygulamak, sadece uygula komutu verilince olmaz.

Kaynak: www.cengizpak.com.tr

Bu yazı toplamda 50, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Bir öğrencinin ne zaman öğretmene ihtiyacı kalmaz

On Haziran 19, 2010 in 6 Sigma

Bir öğrencinin 3 durumda öğretmene ihtiyacı kalmazmış :

1. Öğrenci bütün öğretmenlerin önüne geçmiştir

2. Öğrenci ölmüştür

3. Öğrenci öğrendiğini sandığı şeyin içinde kendi kendisini hırpalamaktadır

Yıllar önce oğluma araba kullanmayı öğretiyordum, dura kalka gidiyor beni de kızdırıyordu. Niçin arabayı kaldıramıyorsun diyordum, sonra birden aklıma ne yapması gerektiğini söylemediğim geldi (normal bir şey ben sürücü öğretmeni değilim) ve debriyajı hissetmesini ayağını bir noktaya kadar getirip orada durmasını - ayağını yukarı kaldırmaya devam etmemesini, bir kavrama noktası olduğunu ve hissederek bulacağını söyledim … şimdi şehir içinde benden iyi araba kullanıyor  … sıra geldi uzun yol kurallarına.

Ortalıkta etten kemikten bir öğretmen yok ise bu işi “hayat” üstlenir ve öğrenci “hayat mektebinden mezun olur”, tabi olabilirse. Şirketlerin iyileştirme projeleri, ERP çalışmaları da böyledir, bazen bir öğretmen bazen ise hayat mektebi devreye girer.

Benim bugüne kadar yaşadıklarım 1 nolu seçeneğin gerçekleşme ihtimalini % 5-10 olduğunu söylüyor. Bu oranın çok düşük olması olayın imkansızlığından değil ancak şirketlerin hem insan yetiştirme hem de elinde tutma becerilerinin düşük olmasına bağlıyorum.

2 numaralı seçeneğin son 15 yıl içinde % 40 civarı olduğunu söyleyebilirim, diğer bir deyimle 100 şirketin 40′ı bugün yok, çeşitli sebepler ile pazarda yerlerini başkaları almış. Bence bunun temel nedeni bu şirketlerin sahipleri şirketlerini ölümsüz zannediyorlardı, diğer bir deyim ile kendileri ile şirketi soyutlamışlardı, “şirketleri bu zorluğu da aşar” diye düşünüyorlardı. Halbuki zorlukları insanlar aşar, şirketler değil !. Eğer bu istatistiğin ne kadar doğru veya yanlış olduğunu denemek istiyor iseniz 15 yıl beklemeniz gerekmez, rasgele 100 şirket seçin ve kuruluş yıllarına bakın, bakalım kaş tanesi 15-20 yaşın üstünde çıkacak …

3 numaralı seçenek % 50 civarında. Şirketler bir iyileştirme projesi veya ERP çalışması ile ilk karşılaştıklarında çoğunlukla “ne var bunda biz bunu biliyoruz, arkadaşlar bunu hemen yapabiliriz değil mi … haydi haftaya bitirelim” şeklinde bir yaklaşımda bulunabilirler. Tıpkı 20 yaşında herşeyi bildiğiniz, 30 -35 arası ise babanızın hakkını geri vermeye başladığınız gibi. Bu yanılgı, konunun gerçekten konuşulduğunda basit olmasından kaynaklanıyor. Ancak insanların kurguladığı iş hayatı ve şirket düzeni içinde dikkat edilmesi gereken bir dizi ayrıntı var, işte ilk bakışta görülmeyen bu ayrıntılar yolda sizi sarsmaya, direksiyonu bir o tarafa bir bu tarafa çevirmenize neden olur, arabanın içinde bulunan yolcular sonunda perişan olarak arabadan inip eskisi gibi yürümeye karar verirler.

Kaynak: www.cengizpak.com.tr

Bu yazı toplamda 695, bugün ise 2 kez görüntülenmiş

Depolarınızda ne kadar “para” depoluyorsunuz, stok yönetiminiz ne alemde ?

On Haziran 13, 2010 in Kategorilenmemiş

para_depo_stok“paranızı malzeme veya ürün stoğuna dönüştürmeniz kolaydır, zor olan onu tekrar paraya çevirmektir

Hemen hemen bütün sanayi şirketlerinde “Stok Yönetimi” lojistik sistemin belkemiğidir.  Buna rağmen acaba kaç şirket bu değerli kaynağı gerektiği gibi yönetmektedir ?

Pek fazla olmadığı kanısındayım.


Halbuki envanterin etkin yönetimi şirketinizin çok ihtiyacını duyduğu nakit kaynağı sağlayabilir. Örneğin 5 M TL ortalama envantere sahip bir şirket daha etkin bir yönetimle 4 M TL seviyesine inebilir. Dikkat ederseniz ele geçen 1 M TL için faiz vermediğiniz gibi belki de banka kredisi ile finanse edilen stoklarınız azalacağı için daha az faiz ödeyeceksiniz (etkin bir envanter yönetimi ile envanterin %20 azaltılması mümkün olan bir hedeftir).

Durumunuzu ölçmeniz çok zor değildir, örneğin şirketinizin stok seviyesinin fazla mı yoksa az mı olduğuna stok devir hızınızı sektörünüz veya rakipleriniz ile kıyaslayarak karar verebilirsiniz. Diğer bir yaklaşım ise stoklarınızın “yaşını” gözden geçirmenizdir, yaşlı stokları mercek altına almalısınız.

Stok Yönetiminin diğer bir önemi de ERP, MRP-II, TQM gibi projelere girişildiğinde ortaya çıkar. Çünkü alt yapınız ne kadar kuvvetli ise o kadar çabuk ve başarılı sonuçlar elde edersiniz.

Bir çoğunun yıllardır ihmal ettiği “Stok Yönetimi”, artan rekabet ve azalan enflasyon oranı ile önümüzdeki dönemde şirketlerimizin kullanabileceği çok önemli bir enstrüman haline gelmiştir.


Bu enstrümanı iyi kullanıp, “stok devir hızını” arttıranlar dünya ile çok daha kolay rekabet edebilecek, hatta rakiplerinin önüne geçeceklerdir.

Kaynak: www.cengizpak.com.tr

Bu yazı toplamda 535, bugün ise 1 kez görüntülenmiş

Kurumsallaşma ve ERP

On Haziran 13, 2010 in 6 Sigma

ERP nedir, Kurumsallaşma nedir

ERP (Enterprise Resource Planning – Kurumsal Kaynak Planlaması) kısaltmasındaki en önemli harf “E” harfidir. ERP’nin en önemli özelliği, firmanın bütün departman ve fonksiyonlarını tek bilgi sistemi içinde birleştirmeye çalışmasıdır. Bu entegrasyon yaklaşımı olağanüstü tasarruflar sağlamasının yanında çalışma hızını da arttırır. Diğer yandan bölümler arası entegrasyon işletme içinde dolaşan bilginin kalitesini de yükseltir. Zaten bilgi kalitesiz olduğunda  sürecin içinde bulunan insanlar lunaparkta korku tünelinde gibi hissederler, önce korkarlar ama sonra bütün olanlaarın yalan olduğuna alışırlar, işte bu nokta kişi veya bölümlerin kendi sistemlerini geliştirmeye başladıkları noktadır ve ERP sisteminizden bir fayda ummak istiyorsanız ışıkları yakıp hayaletleri kaçırmalısınız.

Kurumsal olmak hakkında internet üzerinde bir araştırma yaptığınızda komik, yanıltıcı, eleştirel bir çok yazıya rastlayabilirsiniz. Bence ”kurumsallık” bir firmanın sürdürülebilir yönetim ortamı içinde hem dış hem de iç ilişkilerinde operasyonel mükemmellik seviyesi olarak tanımlanabilir. Aile şirketleri de kurumsal olabilir, kime ait olduğu belli olmayan şirketlerde son derece az kurumsal davranabilir.

ERP’den beklenmesi gerekenin, firmaların operasyonel mükemmellik çalışmasına olumlu katkıda bulunması, onların iç ve dış ilişkilerini doğru bilgi ile düzenlemesi, hızlandırmasıdır. İşte bu nedenle bizce ERP çalışması ile kurumsallaşma çalışması iç içe yürütülmesi gerekir, önce biri sonra diğeri şeklinde gerçekleştirmeye çalışmak gereksiz zaman kaybıdır.

ERP şirketinizin performansını arttırır, kurumsal davranış biçimini geliştirir

ERP bir entegrasyon yaklaşımıdır. Peki niçin entegre etmeye, farklı çalışmaları veya bilgi kümelerini bir biri ile konuşturmaya çalışıyoruz ?

Bunun cevabı tekrarlardan kurtulmak, dolayısı ile tekrarların yaratacağı hatalardan arınmak, zaman kazanmak ve doğru kararları daha hızlı verebilmek için.

Örneğin sipariş girişi esnasında depo mevcudu – üretilmekte olanlar – müşteriye ait finansal bilgiler bir arada göründüğünde satış bölümünün müşteriye vereceği hizmet hem daha hızlı hem daha kaliteli olacaktır. Hizmet daha kaliteli olurken çalışanların görev tanımları da değişmektedir. Böyle bir sistemde satış temsilcisinin tek görevi siparişi bir kağıda yazmak değil, siparişi tümüyle değerlendirmektir.

Çalışma biçiminiz, ERP entegrasyonu derinleştikçe değişecek, beraberinde firmanızın işleyişi standartlaşacak, denetimi ve izlenmesi kolaylaşacak, iş yükü tüm şirket üzerine dağılacağı için bireysel kurtarıcılar yerine takım oyunu ortaya çıkacaktır. İşte size özlenen,yönetilebilir kurumsal firma profili …

Ancak entegrasyonu sağlamak söylendiği kadar kolay gerçekleşmez, sistem içinde yer alan herkesin doğru zamanda doğru bilgiyi aktarması başlangıçta pek mümkün olmaz; bu noktada ERP sisteminin en iyi yanlarından biri size yardımcı olacaktır.

ERP, şirketinizi şeffaflaştırır, bu sayede aksilikler çok çabuk ortaya çıkar ve üzerinden fazla zaman geçmeden düzeltilmesi sağlanmış olur. Hatasından ders alıp onu hızlı düzeltmek işini iyi yapmak isteyen bir kurumdan beklenmesi gereken değil midir.

ERP projesi ne kadar sürer

ERP projesi ile operasyonel mükemmellik çalışması iç içe olduğu için aslında hiç bitmez, ancak giriş ve yaygınlaştırma bölümlerini bir takvime bağlayabilirsiniz. Gelişme bölümü ise iş hayatınız boyunca devam edecektir.

Giriş ve yaygınlaştırma aşamaları yapılacak işin büyüklüğüne, kadronuzun zenginliğine ve bu işe ayıracağınız süreye göre değişir. Bir fikir vermek gerekir ise 15-30 kullanıcılı bir projenin giriş kısmının 1-3 ay, yaygınlaştırma adımının da bir 3 ay daha sürmesi normaldir.

Yapılacak işi tarif edemediğiniz durumda ise süre tamamen belirsizleşir. Bu nedenle çalışma sisteminizi basitleştirip hedefinizi netleştirerek ERP çalışmasını yürütmelisiniz. Ancak işler genellikle böyle yapılmaz, eline güçlü bir yazılım geçiren şirket daha karmaşık iş süreçleri tarif etmeye veya en kötüsü edememeye başlayabilir, açıkların yazılım veya yazılımcılar tarafından kapatılabileceği düşünülür daha doğrusu buna inanılmak istenir. Yol uzar, ilgi dağılır, bir süre sonra nerede yürüdüğünüzü bile hatırlamaz hale gelirsiniz. Süreç analizi … sipariş geliyor – iş emri açıyoruz – sevkiyat – fatura şeklinde yapıldığında bir birinden farklı şirket mi var !. Süreç analizi ve süreç basitleştirme başlangıçta düşünülse de bir an önce başlama heyecanı içinde çoğunlukla unutulur … ama siz unutmasanız iyi olur.

Zaten önemli olan ERP projenizin ne kadar süreceği değildir, çünkü ERP uygulaması firmanızın iyileştirme çalışmalarının bir parçası olmalıdır ve iyileştirme çalışmaları hiç bitmez. Asıl önemlisi bu çalışmayı niçin yaptığınızı iyi anlamanız, hedefe odaklanmanız ve işinizi geliştirmenizdir.

Unutmayın, sizden sonraki nesiller sizden doğru dürüst çalışan, kurumsal bir şirket beklemektedir.

Nereden başlamalı

Düzgün çalışan, sürdürülebilir yönetime sahip şirket olabilmek için nereden başlamalı ?

Bu sorunun cevabı çok belli ama hiç kimse başkalarının cevabı ile işe başlamamalı, kendi cevabını kendisi bulmalı. Ancak bu sorunuzun cevabını bulmanıza çok katkıda bulunacak bir senaryomuz var.

Diyelim ki size piyangodan iyi bir para çıktı. Bununla bir şirket satın almak için danışman şirket ile görüştünüz ve kendinize ait bir şirket olduğunu onlara söylemediniz. Bir süre sonra sizin şirketinizi size satmak istediler (çünkü size ait olduğunu bilmiyorlar), şimdi fiyatı düşürmek için bulacağınız bütün gerekçeleri yok ederek işinize başlayabilirsiniz.

Kaynak: www.cengizpak.com.tr

Bu yazı toplamda 55, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

OEE Master El Kitabı

On Haziran 05, 2010 in 6 Sigma

OEE – Overall Equipment Effectiveness konusunu öğrenerek kariyerinize çok önemli bir ARTI ekleyebilirsiniz
Toplam Sayfa Sayısı : 50, Format : E-Kitap (PDF Formatında)

Yazar : Cengiz Pak , Fiyat : 18.95 USD

Bu kitabı şimdi bilgisayarınıza indirebilmek için :

Buy Now

.

OEE yöntemi üretim yapanların kaynaklarını daha verimli kullanmaları için temel bir yol göstericidir.

Verimlilik, planlama ve iyileştirme gibi konular genellikle çok konuşulur ama az uygulanır. Bunun temel sebeplerinden biri de yöntemleri ve uygulamasını iyi bilen insan sayısının az olmasıdır. Ülkemizde kurulu kapasitelerin etkinliği  %50-60 aralığındadır, bunu farklı ölçüp kapasite kullanım oranımız % 80 demek şirkete para kazandırmaz (bir şirketin OEE değerleri % 85 olduğunda dünya klasında kabul edilir) sadece iyileştirme fırsatlarını yok eder.

OEE konusunda ne kadar çok insan bilgi ve tecrübe sahibi olursa ülkemizin kaynakları o kadar daha verimli kullanılacaktır. Şirket ölçeğinde başlayan verimlilik artışı giderek sektörün ve ülkenin rekabet gücünü yukarı doğru itecektir.  OEE Master El Kitabı konuya ilgi duyan bir kişinin kendisinin okuyarak bir şirketin sistemini kurabilmesi, OEE konusunda akıl karıştırıcı soruları sistematik ve hatasız olarak cevaplayabilmesi için hazırlanmıştır.

Bu el kitabı içinde OEE yönteminin nasıl çalıştığından bir işletmede nasıl uygulamaya alınabileceğine kadar bütün konular ele alınmıştır.

OEE Master Kitabı Kimler İçin

OEE Master El Kitabı üretim yapan bir şirkette planlama, üretim, verimlilik, mühendislik, ar-ge gibi alanlarda çalışan veya çalışmayı planlayan kişiler içindir.

OEE Master Kitabının İçeriği

- OEE Nedir ?
- OEE Nasıl Hesaplanıyor ?
- 6 büyük kayıp ve OEE
- OEE Analizinin Elemanları
- OEE Formülünün Kaynağı
Eylemlerin OEE için Nasıl Sınıflandırılmalı ?
- Hazır Bulunma ile ilgili tanımlar
- –> Üretim Eylemleri
- –> Arıza Duruşları
- –> Boş Bekleme
- –> Hat Bekleme
- –> Planlanmamış Olaylar
- –> Normal Çalışma Zamanı Dışı Olaylar
- Örneklerle Çalışma Performansı Nedir, Nasıl Hesaplanır
- Kalite Performası Nedir, Nasıl Hesaplanır
Sorular / Cevaplar
– Dünya klasında olabilmek için OEE değeri ne olmalı ?
– İyileştirme fırsatları niçin çoğu zaman göz ardı ediliyor ?
– OEE nasıl hatalı olarak değerlendirilebilir ?
– OEE hesaplama dönemi ne olmalıdır ?
– Bir vardiya veya dönem içinde farklı ürünler işlenince Çalışma Performansı nasıl hesaplanır ?
– Mola vermek kanuni bir hak olduğuna göre niçin OEE hesaplamasına dahil ediliyor ?
– Bir vardiya için OEE nasıl hesaplanır ?
– Eğer hammadde veya operatör yokluğundan beklerken temizliğe başlarsak bu olayı nasıl kayıtlara geçireceğiz ?
– Temizlik ve bakım makinaların iyi çalışması için gerekli eylemler, OEE hesabına niçin dahil ediliyorlar ?
– Koruyucu Bakım çalışmasının üretim operatörü ile ilgisi yok,  niçin OEE hesabının bir parçası ?
– Duruş analizi için çok sayıda ve detaylı sebep listesi yapmak daha mı iyi olur ?
– Üretim esnasında kısa duruşlar oluyor, bunları nasıl işlenmeli ?
– Bir iş merkezinin bir vardiya içinde birden fazla ürünü işlediği durumda OEE hesaplama örneği
– Grup halinde çalışan bir dizi makina veya farklı hızlara sahip makinaların oluşturduğu hücre üretimi olduğunda ideal çevrim süresi ne olmalıdır (çalışma performansı nasıl hesaplanmalıdır) ?
– Bütün bir tesisin OEE değeri hesaplanabilir mi, nasıl hesaplanır ?
– Bir makinanın ideal çevrim süresi nasıl tespit edilir ?
– Yeniden işlem gören parçalar OEE hesaplamasında Sağlam mı sayılacak yoksa Hurda mı sayılacak ?
– Yeniden işlem gören parçalar için OEE hesaplaması nasıl yapılmalıdır ?
– Eğer bir iş istasyonu / işlem planlı bir mola boyunca çalışmaya devam ederse “bu mola” OEE hesaplamasında nasıl değerlendirilecek ?
– OEE operatörlerin etkinliğini de ölçebilir mi ?
– Bir İş Emri için OEE nasıl hesaplanır ?
OEE değerleri nasıl geliştirilir, hangi yöntemler kullanılabilir ?
– 5 Niçin Analizi (5 Why) Nedir, Nasıl Uygulanır ?
– Otonom Bakım Nedir, Nasıl Uygulanır ?
– Ekipman ve Proses İyileştirmek İçin Odaklanma Nedir ?
– Çabuklaştırılmış Set-Up, SMED Yöntemi Nedir ?
– Hata Yapmaya Müsade Etmeyen Çalışma Düzeni (ZQC ve Poka-Yoke)
– P-M Analizi Nedir ?
Buy Now
.

Toplam Sayfa Sayısı : 50

Format : PDF (Adobe Acrobat)

Yazar : Cengiz Pak

Fiyat : 18.95 USD

Bu yazı toplamda 765, bugün ise 2 kez görüntülenmiş

XHTML CSS RSS