Ruh, bir resim olmadan düşünemez … Aristoteles (Aristo)
On Temmuz 11, 2010 in 6 Sigma
“The soul never thinks without an image – Ruh bir resim, bir görüntü olmadan düşünemez”. Bu cümle Aristo’ya ait; farklı çeviriler olabilir, bu yüzden ingilizcesi ile birlikte kullanıyorum. Aristo’nun söylemek istediği şey belli, bu günün pazarlama kitaplarında “bir resim binlerce sözcüğe bedeldir” sözünün de kaynağını bu sayede bulduk galiba.
Şimdi gelelim niye bu konudan bahsettiğime …
Konu şirketlerin stratejik planlaması ile ilgili. Söz konusu “şirketin stratejik planlaması” olduğunda masanın üzerine yığınlarca döküman, dosya geliyor olabilir. Bu kadar karmaşanın içinden ise stratejik planlama elbette çıkmaz, bir miktar uzaktan, geniş açı ile bakabilmek gerekir stratejik planlama için.
Şirketiniz küçük veya büyük, şu anda sıkıcı günlük dertler ile uğraşıyor olun olmayın bu iş önemli, stratejik planlama sadece büyüklerin işi değil, büyümek isteyen herkesin ilgilenmesi gereken bir konu bence. Eğer şu anda bana ne bunlardan, az sonra ödemeyi nasıl yapacağım veya kapıdan bu siparişler bugün nasıl çıkacak diye düşünüyorum diye söyleniyor iseniz … Bu bir sonuç, daha önce yapmadığınız veya hatalı yaptığınız stratejinizin bir sonucu …
Temiz bir stratejik vizyon için “büyük resmi” görebilmelisiniz. Mesela alın şimdi karşınıza bir dünya haritası ve İstanbul – Venezuela arasında bir teknenin izleyeceği yolu çıkartın, bir miktar hata yapacaksınız (ticaret rüzgarlarının enlem aralığını bilmiyor iseniz) ama yolu mutlaka çizebileceksiniz, şimdi yolu biliyorsunuz. Bir de şu başınıza hiç geldi mi, özel işaretleri olmayan düz bir şehirdesiniz ve bir anda yön kaybına uğradığınız (özellikle metrodan çıkınca), aklınızda şehrin haritası yok, özel bir nirengi noktası yok … İşte bu yüzden “büyük resim” önemli.
Klasik veya geleneksel stratejik planlama süreci zaten problemin ne olduğunu da açıklıyor. Şirketin farklı bölümlerinin hazırladığı raporlar (bunlar çoğu kez anlaşamayan bölümlerdir), sektör ve rekabetin uzun anlatıldığı kısımlar (6 kör adamın fil tarifi gibi bir şey), sonra pazar payının nasıl arttırılacağı, maliyetlerin nasıl azaltılacağı, yeni pazarların nasıl zapt edileceği ve hedefler, iş listeleri, “yapmak gerekir” cümleleri … bütçeler, tablolar … Gerçekten yöneticilik, yönetim kurulu üyeliği zor bir iş, bu kalabalığın içinde boğulmamak için iyi yüzme bilmeli, nefesinizi tutarken beyinsel faaliyetlerinizi korumalısınız. Çünkü bu fırtınanın içinden sağ salim çıkmalı ve doğru kararları verebilecek enerjinizi korumuş olmalısınız.
Bilinen bir şey var : Çok az stratejik plan hayata geçiyor.
Yöneticiler bulanıklığın içinde yönlerini bulamıyor ve paralize oluyorlar, çünkü görüntü bu, birilerinin camları silmesi, onları çekip çıkarması gerekiyor. Tıpkı tekne Atlantik okyanusunda, haritası ve pusulası yok, Venezule yerine Florida rotasında mutlu mutlu ilerliyor … Siz ise tepeden bakabildiğiniz için bunu görüyorsunuz ve dümeni bir miktar iskele yap sonra düzelt diyorsunuz … tekne şimdi Venezuela rotasına girdi. İşte durum bu, sizin bulunduğunuz noktadan bakınca her şey net ama tekneden bakınca her taraf su ve boşluk …
Ama şirketinizde böyle olmak zorunda değil. Büyük resmi ortaya çıkartabileceğiniz teknikleri izlemeniz mümkün.
Kaynak: www.cengizpak.com.tr
Bu yazı toplamda 51, bugün ise 0 kez görüntülenmiş

Add A Comment
You must be logged in to post a comment.